Benim Pardus Hikayem

Share on Facebook11Tweet about this on TwitterShare on Google+1

Aşağıdaki yazıyı Ocak 2012’de Pardus Projesi’nde görevimden ayrıldıktan sonra yazmıştım. O günden bugüne çok değişiklik oldu. Öncelikle projede resmi olarak çalışan kalmadı. Pardus’taki bütün emekler çöpe atıldı ve Pardus, Debian tabanlı “çakma” bir işe dönüştürüldü. Yakın zamanda gönderilen Göktürk-2 uydusunun tüm kahrını çeken ekip tasfiye edilmiş ve yeni gelenler eski başarıya tabiri caizse “çöreklenmişlerdi”. Bizler aynı şeyin Pardus’un başına gelmesini istemiyoruz.

Tübitak ekibi ve o zamanki gönüllü arkadaşlarımız olarak bizlerin geliştirdikleri Pardus dağıtımı, 2011 ve Kurumsal 2 sürümleriyle yaşamını noktalamıştır. Etrafta dolaşan, uğruna yeni internet siteleri tasarlanan, Fatih Projesi’nde 400bin akıllı tahtaya yükleneceği söylenen “şey” adı değiştirilmiş bir Debian’dan başka bir şey değildir.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran’ın Pardus Ekibi’nin neden tasfiye edildiği ile ilgili soru önergesine dair haber aşağıdadır:
http://t24.com.tr/haber/pardus-ekibi-neden-dagitildi/221303

Benim için her şey büyük bir raslantı zinciriyle başladı aslında..

Tanışma ve Staj Başvurusu (Ocak 2007 – Nisan 2007)

Önce yurtdışında Erasmus yapmaya karar verdim. Sonra gitmek istediğim okul ile kendi okulum arasında zorla anlaşma yaptırdım. Ocak 2007’de Fransa’nın Grenoble şehri’ne gittim. Derslerime başladım ve gördüm ki gerek derslerde gerek laboratuvarlarda kısacası her yerde Linux kullanılıyor. Eve döndüm, dizüstü bilgisayarıma Pardus 2007 kurdum. 6 ay Skype ihtiyacım dışında sadece Pardus 2007 kullandım.

Bir gece yattığımda “Keşke Pardus Projesi’nde staj imkanı olsaydı..” dedim. Uyandıktan sonraki 1-2 gün içerisinde Pardus’un ilk defa stajyer alacağını öğrendim. Heyecanlandım tabii. Bir yandan çok istiyordum bir yandan da elle tutulur bir Linux tecrübem olmadığından kabul edilme olasılığımın düşük olduğunu düşünüyordum. 1-2 hata bildirmiştim o kadar.

Neyse vakit kaybetmeden bir CV ile niyet mektubu hazırlayarak başvurdum (29 Mart 2007):

Sevgili Pardus Ekibi,

Öncelikle biraz kendimden bahsedeyim. Galatasaray Üniversitesi, Bilgisayar Mühendisliği 3.Sınıf öğrencisiyim. Geçen sene yaptığım başvuru sonucu, Ocak 2007’den beri Fransa’nın Grenoble şehri’nde okumaktayım. Haziran 2007’ye kadar sürecek bu değişim programı sonunda İstanbul’a dönecek ve 2 ay boyunca zorunlu yaz stajımı gerçekleştireceğim.

Doğduğumdan beri bilgisayarla bir şekilde ilişki içerisindeyim ve bundan oldukça memnunum ve halen ilk gün sahip olduğum heyecana sahibim. Bu heyecanımı da arkama alarak lisans eğitimimi de bilgisayar üzerine yapmaya karar verdim. Bilgisayar ve elektronik dallarına ait her konu başlığına ilgiliyim. Ancak özellikle bilgisayarın elektroniksel olarak tasarımı, işlemci organizasyonu, işletim sistemi tasarımı ve sinyal işleme konularına ilgi duyuyorum. Tamam bu konular hakkında inanılmaz bir bilgi birikimine sahip olduğumu söyleyemem ancak uğraşırken en çok zevk aldığım konu başlıkları bunlar.

2004 yılından beri Linux ile uğraşıyorum. Üniversite’nin ilk senesinde, okulun köklü gruplarından GSULinux tarafından verilen dersleri takip ederek ilk sene sonunda Staff kadroya dahil edildim. Lise yıllarımda çekinerek ama merakla baktığım UNIX dünyasıyla
pratik olarak tanışmam bu yolla oldu. Özellikle Gentoo işletim sistemini kurma çabalarım süresince oldukça deneyim kazandığımı söyleyebilirim. Bunun dışında 2003 yılından beri C programlama diliyle bir şekilde iç içeyim ve bundan oldukça memnunum.

Lafın kısası, stajımı pardus ekibinde yapmak istiyorum çünkü 2 aydır laptopumda kullandığım işletim sisteminin iyileştirilmesinde en ufak bir faydam olursa bundan oldukça gurur duyacağım. Kullanırken bile gurur duyduğum bu işletim sisteminin ileride ülkem için mükemmel bir iftihar kaynağı olacağını seziyorum. Stajımı geçen sene de TÜBİTAK UEKAE bünyesindeki optoelektronik laboratuvarında yaptım ve ortamı tanıyorum. Ekipteki herkesten bilgi ve birikimime katkıda olacağına inandığım bir ton şey öğreneceğimi biliyorum. Python ile maalesef çok fazla uğraşmışlığım yok. Sadece geçen yaz vakit bulduğumda biraz bakmıştım ancak tabi ki pratik yapmadığım için çok fazla bir şey hatırlamıyorum. QT kullanarak grafiksel arayüz de geliştirmedim. Öğrenmemin çok fazla zaman alacağını düşünmüyorum, yaza kadar vakit bulursam çalışmayı, kurcalamayı düşünüyorum. Aşağıya staj projeleri listesinden seçtiklerimi yazıyorum. Bunlar aralarında, zorluğuna ve bilgi ihtiyacına bakmaksızın, en çok ilgimi çekenler:

– Göç aracı
– Proxy Ayar Arayüzü
– Paket Yapım Aracı
– Diğer Linux dağıtımlarının GRUB’a eklenmesi.
– Grafik yapılandırma arayüzü

Özgeçmişim ektedir. Yapmam gereken stajın resmi süresi 2 ay olup (40 iş günü), Temmuz 2007’den, Eylül 2007’ye kadar olan sürede herhangi bir zaman diliminde gerçekleştirebilirim. Bilgilerinize arz ederim. İyi çalışmalar.

Kişisel cevap 24 Nisan 2007 tarihinde geldi:

(A.Murat Eren tarafından yazılan detaylı blog girdisi de okumaya değerdir.)

Staj (Temmuz 2007 – Ağustos 2007)

Staja başladıktan sonra farkettiğim şey çevremde Pardus ve Linux adına benden daha fazla şey bilen, ofisteki geliştiricilerle tanışan insanların olduğuydu. Ben derleme çiftliğine XMLRPC tabanlı bir iletişim katmanı eklemekle uğraştım, bunu yaparken de karşıma çıkan hataları düzelttim. Genelde Ekin Meroğlu ve S.Çağlar Onur ile çalışıyorduk, ben onların yanına gidiyor, bir şeyler soruyor, yanıtları not alıyor geri stajyer ofisine dönüyor bir şeyler yapmaya çalışıyordum.

Staj süresi çabuk geçti, bir sürü şey öğrendim, Anibal’in Mezarı’nı gezdim, bir sürü değerli insanla tanıştım, eğlendim falan derken 11 Eylül 2007’de Çağlar Jabber üzerinden “Bizimle yarı zamanlı çalışmak ister misin?” dedi. Teklifin doğum günüme gelmesi ilginçti. Kabul ettim.

Yarı Zamanlı Katkı (Ekim 2007 – Ağustos 2008)

Ekim 2007 – Haziran 2008 arası yarı zamanlı olarak projeye destek verdim. Otomatik yazıcı tanıma altyapısı üzerinde çalışıyordum vakit buldukça. İlk olarak Pardus 2008 sürümünde bu altyapıyı devreye almıştık ve kullanıcılara oldukça kolaylık sağlamıştık. Benimle beraber Gökçen Eraslan tam zamanlı, Fatih Aşıcı ise yarı zamanlı olarak işe başlamıştı.

Yarı zamanlı çalıştığım süre üniversitenin son sıfına denk geldiğinde aynı zamanda tez çalışmalarıyla boğuşmaktan Pardus’a yeterli vakit ayıramıyordum. Tezi tamamlayıp Haziran 2008’de mezun olarak ofise geldiğimde Erkan Tekman ile “Ben akademik bir şeyler yapmak istiyorum, yüksek lisans yapacağım, bir süredir de tez ile uğraşmaktan projeye vakit ayıramadım ve aramıza mesafe girdi” temalı bir konuşma yaptım ancak beni projede kalmaya ikna etti, akademik iznimi kullanarak yüksek lisans da yapabileceğimi belirtti. Ağustos 2008 itibariyle tam zamanlı olarak projede çalışmaya başladım.

Tam Zamanlı Katkı (Ağustos 2008 – Ocak 2012)

Ağustos 2008’de tam zamanlı bir geliştirici oldum. Aynı zamanda Boğaziçi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü’nde yüksek lisansa başladım. Ancak bazı kişisel ve takvimsel sebeplerden dolayı hem işin hem de yüksek lisansın beraber yürümeyeceğini anlayarak yüksek lisansı bıraktım.

Staj ve yarı zamanlı çalıştığım dönemlerde beraber katkı vermeye çok fazla fırsat bulamadığım Gürer Özenİsmail Dönmez, S.Çağlar Onur birbirlerine yakın sayılabilecek zamanlarda projeden ayrıldılar. Çağlar’ın ayrılmasıyla bir anda çekirdek paketini elimde buldum. Çekirdek paketinin ve çekirdek sürücülerinin bakımını üstlendiğimde Pardus 2008 sürümü aktif olarak geliştiriliyordu ve 2.6.25 serisi çekirdek kullanıyorduk.

15 Kasım 2008 tarihinde çekirdeği 2.6.25.20 sürümüne yükselttim ve SUSE’den aldığım yamalarla çekirdeğe UDF desteği ekledim. Bu benim çekirdek paketine ilk güncellememdi.

Daha sonra Pardus 2009’u 2.6.31 serisiyle yayınladık. Kurumsal 2 sürümündeyse önce 2.6.32 serisini kullandık sonra ise 2.6.35 serisine geçiş yaptık. Pardus 2011’de ise 2.6.36 ve 2.6.37 çekirdeklerini kullandık.

Çekirdek ve sürücü bakımının yanında kararlı depoya aktarılmamış paketleri yavaş yavaş 2008 kararlı deposuna aktarmaya başladım. Bu esnada derleme hatalarıyla karşılaştım, onları çözmeye çalıştım, yama nedir öğrendim, yama buldum, yama yaptım. Bu süreç paket bakımı konusunda beni oldukça eğitti.

Zamanla Onur Küçük‘ün üzerinden yazıcı ile ilgili paketleri devraldım. Bunun yanında bazı temel kitaplıklar, tarayıcı desteği, yine Çağlar’dan kalan ses altyapısı, Pınar Yanardağ‘dan devraldığım Bluetooth altyapısı, HAL, udev, kablolu/kablosuz ağ altyapısı, falan derken şu an bakıyorum da 2011 kararlı deposunda 425 adet paketin bakıcısı olarak görünüyorum.

Bu süre içerisinde bana atanan ve daha sonra ÇÖZÜLDÜ olarak kapatılan hatalara baktığımda 586 sayısını görüyorum. Bu yaklaşık bir değerdir tabii ki, arada yanlışlıkla çözüldü olarak işaretlenen, bana atanan ancak benim çözmediğim hatalar da vardır mutlaka ancak ne kadar katkı verdiğime dair bir fikir vermesi açısından önemli.

Pardus Kurumsal 2

10 Aralık 2009 tarihinde, Proje Yöneticisi Erkan Tekman tarafından Geliştirici listesinde duyurulduğu üzere, Pardus Kurumsal 2 dağıtımının geçici sürüm yöneticisi oldum. Aslen Ekin’in yöneticiliğinde başlayan bu sürüm, Ekin’in askerlik görevi için projeden bir süreliğine ayrılmasıyla geçici olarak bana devredilmişti. Ekin’in askerden döndükten sonra sözleşmeli projeler sorumlusu olmasıyla, sürümün yöneticiliği asaleten bana devredilmişti.

KDE masaüstü ortamının artık bakımı yapılmayan ancak kararlı ve hızlı olan 3.5 serisinin kullanıldığı Pardus Kurumsal 2 sürümü için çok çaba sarfettik. Sürüm takviminde aksamalar olmadı değil ancak hep son ürünü daha iyi hale getirmek için yaşandı bu aksaklıklar. Bir kurumsal sürümde olması gerektiğine inandığımız unsurları iş gücümüzün ve kabiliyetimizin izin verdiği ölçüde son ürüne yansıtmaya çalıştık ve Şubat 2011’de sürümü yayınladık.

TÜBİTAK içerisinde de ürüne ilgi büyüktü. TÜBİTAK tarafından geliştirilen bir akıllı kart işletim sistemi olan AKİS desteğini eniyileştirmek için AKİS ekibiyle beraber çalıştık, Temmuz 2011’de Kurumsal 2 üzerinde oldukça kapsamlı bir AKİS desteği sağladık, sunumunu yaptık.

Yine EPDK, SKAAS gibi projelerden daha Kurumsal 2 sürümü çıkmadan gelen istek ve eksiklikleri son ürüne olabildiğince yansıtmaya çalıştık. Bu ekiplerle ortak çalışmalar yürüttük, birbirimize destek olduk.

Peki ne oldu?

Milliyet Gazetesi’nin 28 Ağustos 2011 tarihinde yayınladığı haberde de belirtildiği gibi Kamuda yeniden yapılanmayı düzenleyen ‘Kanun Hükmünde Kararname’lerle bürokraside yeni bir atama operasyonu daha gerçekleştirildi ve TÜBİTAK Başkanı Nükhet Yetiş görevinden alındı. Birkaç gün sonra ise BİLGEM başkanı Önder Yetiş istifa etti.

Tabii ki bu son yazımda siyasete bulaşmayacağım. Ağustos 2011’de başlayan ve hâlen devam eden yeniden yapılanma sürecini bu yazının okurları kendi algı ve yorumlama yetileri çerçevesinde değerlendireceklerdir.

Ancak,

bu 5 aydır devam eden süreç TÜBİTAK’ın başına bir çığ gibi indi. Bu çığdan çok fazla etkilenen ve hiç etkilenmeyen araştırmacılar, yöneticiler, projeler, birimler oldu.

FATİH Projesi’nde Pardus Projesi’ne beklenen ve ümit edilen değer asla verilmedi. Hükümetin bakanları Pardus hakkında “Pardus diye TÜBİTAK’ın geliştirdiği bir işletim sistemi var.” gibi trajikomik sözler sarfetti.

FATİH hakkında hiçbir umut ve gelecek görülmüyorken Pardus Projesi Ekim 2011 sonunda UEKAE’den BTE’ye geçirilip “Fatih için Pardus” olarak yeniden adlandırıldı. Acaba? dedik.

Birkaç gün sonra ise üst düzey bir yönetici enstitü çalışanları önünde “Microsoft bilgisayar başına 5TL lisans indirimi yapmış, zaten Ulaştırma Bakanı da geçen gün projeyi Microsoft’a vereceğiz dedi bana” gibi profesyonelliğe pek yakışmayan açıklamalarda bulundu.

Daha sonra yine üst düzey bir yöneticiden FATİH Projesi’nde Microsoft’a kök söktürdüğü için Pardus’a minnettar olunduğunu duyduk.

Böylece en azından ben “Fatih için Pardus” yeniden adlandırmasının oyalamadan başka bir şey olmadığını idrak ettim.

Etrafımızdaki tanıdığımız, saygı gösterdiğimiz, işini iyi yaptığını bildiğimiz araştırmacıların görevlerinden alınarak alt seviye görevlere gönderildiklerine şahit olduk. Basının ve dış dünyanın ise olan bitenden hiç haberi olmadı, olamadı.

Ben?

Bu yeniden yapılanma sürecinin Pardus için iyi bir şekilde sonuçlanacağına dair inancım çok azdı, o az olan inancım da katıldığım bazı toplantılar ve tanıştığım bazı yeni insanlar tarafından yok edildi. Ben de gittiği yere kadar projede devam etmeye, o esnada da elimden geldiğince hatalarla ilgilenmeye karar verdim. Kurumsal 2 için güncelleme paketi yayınladım, oyun alanımda çekirdeği 3.2 serisine çektim, bazı hataları düzelttim. Oyun alanımda systemd, dracut, kmod gibi yeni Linux teknolojilerinin paketlerini hazırladım olası bir yeni sürüm planı için. Bir yandan da devam etmekte olan yüksek lisans eğitimimle ilgili proje ve sınavlarla ilgilenmeye devam ettim.

Görevlendirme

29 Aralık 2011 tarihinde 1 aylığına Ankara’ya görevlendirdiğimi öğrendim.

Ben Ekim 2007’de Pardus Projesi’ne geliştirici olarak alındım, enstitüler ve projeler arası çalışacak taşeron bir yazılım geliştirici olarak değil. Ayrıca Ocak 2012 süresince finallerimin ve proje teslimlerimin olduğu da yönetim tarafından bilindiğine göre bu görevlendirmenin ne kadar iyi niyetli olduğu oldukça şüpheliydi.

Gittiği yer burasıymış dedim ve bu çığ altında kalmış kurumdan sıyrılarak ayrıldım.

Peki şimdi ne olacak?

Şu anda projede 11’i geliştirici olmak üzere 14 kişi çalışıyor. TÜBİTAK, Pardus Projesi’nin geleceği hakkında yakın zamanda bir çalıştay düzenleyecek. Ben davet edileceğimi bile düşünmediğim bu çalıştayın yapıcı değil yıkıcı olacağını düşünüyorum, umarım haksız çıkarım.

Başka bir dağıtım projesi var mı?

Ben hâlen evimde Pardus 2011 kullanıyorum ve Pardus’un diğer dağıtımlara göre avantajlarının olduğuna, daha kullanıcı dostu olduğuna ve PiSi paketleme altyapısının oldukça başarılı ve kullanışlı olduğuna inanıyorum. Bu yüzden Pardus’u tek başıma veya başkalarının da katkısıyla başka bir ad altında devam ettirmek istiyorum. Hatta bir süredir GitHub altında benim yaratmış olduğum bir depoda Pardus 2011 kaynak deposunun bir kopyası var. Yaptığım bazı çalışmaları arada sırada oraya commit ediyorum ancak ortada sadece biraz ilerlemiş bir depo var, ürün olmaya yakın hiçbir şey yok.

Ancak istemekle olmuyor bu iş. Ben ne kadar istiyorum desem de hem yüksek lisansım hem olası bir yeni iş hayatım bu yeni projeye verebileceğim katkı miktarını oldukça düşürecek. O yüzden biraz daha düşünüp ona göre konuşmak istiyorum.

Teşekkür

Öncelikle çabaladığı, savunduğu, hedeflediği her şey için muhteşem yöneticim Erkan Tekman’a,

sonra aklıma gelen kronolojide TÜBİTAK bünyesinde Pardus Projesi için katkı vermiş arkadaşlarım

Gürer Özen, Barış Metin, A. Murat Eren, Barış Metin, Faik Uygur, Onur Küçük, Ekin Meroğlu, S. Çağlar Onur, İsmail Dönmez, Görkem Çetin, Umut Pulat, Koray Löker, Bahadır Kandemir, Gökmen Göksel, Gökçen Eraslan, Fatih Aşıcı, Pınar Yanardağ, Taner Taş, Serbülent Ünsal, Ali Ulvi Tunç, Işıl Poyraz, Semen Cirit, Renan Çakırerk, Serdar Dalgıç, İbrahim Güngör, Eren Türkay, Erdem Bayer, Akın Ömeroğlu, Mete Alpaslan, Fatih Arslan, Meltem Parmaksız, Metin Akdere, Mete Bilgin, Mehmet Emre Atasever, Yasemin Yiğit Kuru, Hakan Şimşek, Uğur Eke, Gökhan Özbulak, Nihan Katipoğlu, Beyza Ermiş, Çağlar Kilimci, Mehmet Özdemir, Bertan Gündoğdu, Kaan Özdinçer ve Pamir Talazan’a,

yine TÜBİTAK bünyesinde çeşitli konumlarda çalışmış veya çalışmakta olan, bana bir şekilde bir şeyler katmış olduklarına inandığım Seda Polat, Fehime Bıyıklıoğlu ve Özmen Emre Demirkol’a,

64-Bit desteği için ÇOMÜ ve Necdet Yücel’e,

Artistanbul ekibinden tanıdığım Ali Işıngör, Seda Akay, Gizem Belen, İrem Çobanoğlu, Uğur Çetin ve tanımadığım diğerlerine,

Özgürlükİçin’in yaratıcıları ve yürütücülerine,

bize daima destek ve katkı veren tüm Pardus kullanıcılarına ve camiasına,

ve son olarak iyi kötü bizi arkadan ittirmiş ve bizi elinden geldiğince desteklemiş olduğunu şimdilerde daha iyi anladığım Önder Yetiş ve eski yönetime

teşekkür ederim.

Son olarak…

Share on Facebook11Tweet about this on TwitterShare on Google+1